23 Ocak 2013 Çarşamba

Hobbit: Beklenmedik Yolculuk - 2012


Film çıktığı hafta arkadaşlarımla toplanıp gittiğimiz halde anca yazabildim yazıyı...
Valla ne yalan söyleyeyim yazıyı yazmamın yegana yedeni Kili abimiz... *.*


Neyse bu oldukça hoş görüntüsü olan genci!! bir kenara bırakalım (şimdilik) ve filme geri dönelim...


Yazıyı yazmamın bu kadar uzamasının nedenlerinden ilki 3 boyutlu olmasına rağmen en sondaki kuşlara kadar o 3 boyut tadını alamayışım...Gerçi kaya adamların savaşı da güzeldi ama madem üç boyutlu izliyoruz daha çok etkilemeliydi diye düşünüyorum...Tabi bir de bunu eleştirmek istemem ama tanınmış bir sinema salonunda alt yazıların yanlış olması da beni çok rahatsız eden bir şeydi...

Bu gibi aksiliklere rağmen güzel bir filmdi...Ne de olsa önceki yapımlar ortada, bu seriyi kötü hale getirmek için bir yığın çaba gerekir, e o kadarını da yapmasınlar bir zahmet...



Ama benim gördüğüm aksiliklere rağmen filmin müzikleri gene efsane olacak nitelikteydi...
Özellikle de cüce şarkısı... *.*



Gerçekten de etkilenmemek mümkün değil...

Şimdiye kadar izlemeyeniniz kalmamıştır ama genede bahsetmek isterim...

Malumunuz hikaye Hobbit köyünde sakin yaşantıları olan kısa boylu, yarım adamlarla başlar...Hobbitler.
Bilbo Baggins de baş kahramanımızdır...Havai fişek gösterisine hayran olduğu  büyücü Gandalf'ın ani gelişi ve talepleri hayatınız değiştirecektir...Bir gece ansızın evini misafir adı altında istila eden bir grup cüceyle artık o eski sakin yaşantısı olan bilbo değildir artık...




Gelelim cücelere...

Nori, Ori, Dori, Fili, Kili, Oin, Gloin, Balin, Dwalin, Bifur, Bofur, Bombur, ve cüce krali Thorin

Tekerleme gibi resmen... :D













Bu bir grup yabani görünüşlü küçük adam Bilbo Bagginsin mutfağını ve kilerini yağmalamak suretiyle kendilerini tanıtırlar...Hele de bu bücürlerin, bir de  mutfağı toplama şekilleri vardır ki "yaa ben de öyle yapmak istiyorum, anne noolur bi kerecik yapiyim" şeklinde şımarık isteklere neden olur...

hatta videoyo da buldum... :D


Bu kısımlar komik olanlarıydı...Bu olayın hemen ardından bilbo'ya hayatı pahasına bir anlaşma önerirler...
Gerisi spoilere giriyor...
Ama karşılaştıkları zorluklar ve savaş sahneleri izlemeye değer...Film bittiğinde kendimi tutamadım, salonun ortasında ( neyseki çok seli olmadan ) "nasıl yani ya? hayır bitemez, daha savaş görecektik olmaz, burda bırakamazlar" şeklinde inlemiştim resmen...






Kısacası kesinlikle izlemeye değer bir filmdi, tek eksiği üç boyut özelliğini iyi kullanamamaları...İşin yoksa şimdi diğer filmlerin çekilmesini bekle... :(
Abicim elini birazcık çabuk tutsan diyorum...Biliyorum senin işin bu, filmi böleceksin, senelere yayacaksın ki daha etkileyici olsun....Ama azıcık bizi de düşünün yahu... xD



Söylemeden geçemeyeceğim bir nokta da;
Arkadaşlarımla izledik demiştim ya film bittiğinde yaptığımız yorumlar arasına sıkıştırdığımız; cüce kral Thorin'in çok karizmatik Kili'nin de (ki Allah sahibine bağışlasın) çok yakışıklı ve sevimli olduğuydu... :))

Yalnız resimleri eklerken farkettim de Fili abimiz de pek bi hoşmuş... ;)
















Ve kesinlikle atlayamayacağımız, nedense her filmde ayrı sevdiğim karakter Gollum...Karakterler mi deseydim acaba, sonuçta iki kişilikli bir şey...Hikayelerdeki yeri hiç de azımsanacak kadar değil..





Extra resimler, film çekiminden görüntüler ve galalara ait birkaç resim daha...












































Bu arada film çekiminde 3 ü at olmak üzere 27 hayvanın öldüğünü biliyor muydunuz...Ben de yeni öğrendim...
Nasıl becermişler bilmiyorum ama bu filmin adına hiç yakışmayacak hareketler bunlar...Yazık ya 27 Can...

Bu yüzden de galasında PETA tarafından protesto edilmiş...Tabi bu medyaya pek de yansımadı, yansısa da yüzeysel olarak kaldı...Yazık çok yazık...














19 Ocak 2013 Cumartesi

The Friendly Winter - 4. bölüm

of be şükür editleme işi de bitti ve yükledim...
ehem ehem ...chongmal mianeyoo...
neyse finallerim bitti bi 10 günlük falan tatilim var, 10 gün içinde en az bir bölüm daha yüklerim diye düşünüyorum... :)

iyi okumalar... ^^

TFW - 4. bölüm




6 Ocak 2013 Pazar

Ghost Sweepers 2012



Çevirisini, ilk one shot mangam olan just do it'i çeviren sevgili arkadaşım emiş'in yaptığı, senaryosunu Kwon Seong Hwi 'nin yazdığı, yönetmenliğini ise Sin Jeong Won yönettiği 2012 kore yapımı olan film afişinden de anlaşıldığı gibi komedi ağırlıklı ama içinde gerilim ve korku !! da barındıran bir film...

Afişi böyle olan bir film ne kadar korkutucu olabilir siz düşünün



Kore sineması az çok takip eden biri için oldukça fazla tanıdık yüz içeriyor ...
Ama başlıca oyunculara gelirsek;

Büyücü/Şaman grubuna liderlik eden paragöz ve en iyi meziyeti kaçmak olan Bay Park rolünde Kim Soo Ro


Hayaletleri görebilen bir göze sahip olan ama sefalet içinde yaşayan Monk Shim-In rolünde
Kwak Do Won




Şamanlığın yetenek işinden çok eğitim gerektirdiğini ve her şeyin bilim-teknoloji ile halledilebileceğine inanan egoist genç Park Suk-Hyun rolünde Lee Je-Hoon 



Yerel bir gazetede çalışan ama araştırdıklarıyla bazılarını rahatsız eden ve bu yüzden vasat haberlere yönlendirilen, süper güçlü ve aşırı geveze gazeteci Chan Young rolünde Kang Ye Won
 Ki ancak film sonrası oyuncu araştırmamda bu hatunun Lee Min Jung olmadığını anladım...Oysaki film boyunca o sanıştım... o.O


Geçmişi görebilen  ve oldukça gotik takılan, arada değiştirdiği saç renklerine hasta olduğun şaman Seung-Hee rolündeki güzellik Kim Yoon-Hye


Ve son olarak tuhaf bir kafa sallama kriziyle geleceği görebilen, bu yüzden depresif bir şekilde yaşayan velet Wol-Gwang rolünde ise Yang Kyung-Mo...
Siz de izlerken bu çocuğu nerden tanıyorum acaba derseniz Haunters de oynamıştı... ;)



Gelelim filmin konusuna...;
Genç ve hırslı bir gazeteci olan  Chan Young yaptığı son işle bazı üst düzey kişileri kızdırınca şehirden kırsala, şamanların topluca ayin yapacakları bir adaya sürülür haber yapması için...Ki yolda kendi gibi gazeteci olan babasının da ölmeden önce o adada bazı garip durumlar üzerine haber yaptığını öğrenir...Daha adaya varır varmaz da kötü ruhlar kendilerini gösterirler ve bu durum  sonrası gruptaki bu altılı hariç herkes geri döner...Köylünün ise gruba hiç katkıları olmadığı gibi bir nedenden dolayı sürekli engel olmaya çalışırlar ve ikinci günde cinayetler başlar...



Düşündüğümün aksine film beni iyi güldürdü...Özellikle Bay Park gerçekten işinin ustası... :D
Filmdeki kötü hayalet devamlı kara bulut olarak gezdiği için bu durum acaba Lost'a bir gönderme miydi merak ettim...

Filmde bir ana fikir de vardı ki, hırsın insana neler yaptırabileceği...
Daha fazla konuşmadan sizleri filmle baş başa bırakıyorum...

İyi seyirler... ^^



Susuyorum demiştim ama duramıyorum, filmdeki hepsinin bir masada yemek yeme sahneleri o kadar iyiydi ki sardırıp tekrar izledim... xD
Bir de üstüne bay park'ın yemekle imtihanı eklenince benim için tadından yenmedi...;)








Vee gizemli adamımız



Gördüğünüz gibi ekip de oldukça eğlenmiş... ^_^